Agatha Cristie'nin okumuş olduğum ilk romanı . Kendisininde yazdığı ilk roman olarak biliyoruz.Aynı zamanda Belçikalı Dedektif Poriot karakterinin ilk kitabı. Ben pek polisiye seven kişilerden değildim. Elime almak o kitabı bitirmek gözümde büyürdü adeta. Daha önce okumaya çalıştığım bir polisiye romandan dolayı ön yargılarım vardı fakat bu romanı okuyana kadar :)
Kitabın akıcılığı ve olay sizi o kadar sarıyor ki sonunda neler olacağını düşünmemek mümkün değil. Gerçekten ilk romanı olmasına rağmen oldukça akıcı ve gizemli.
Kitabın konusuna biraz bakacak olursak ; Styles Köşkünde geçen romanın ana kahramanı olan köşkün hanımı bayan Emily Inglethorp'un bir gece aniden ölmesi ile olaylar başlıyor.Öldüğü gece tüm köşk ayakta bu ani ölümle korku içinde bekliyorlardı tabi bir kişi hariç . Ölüm nedenini ve öldüren kişiyi bulmak için en iyi dedektifler getirilir aynı zamanda aile doktoru ve diğer doktorlarda sorgulanır. Zehirden öldüğü anlaşılır ve en ufak ayrıntılara kadar Poirot izleri takip etmeye çalışır. O kadar usta ve detaycı hareket eder ki aslında başından beri katilin kim olduğunu anlamıştı. Kitabın başından beri olayı çözmeye çalıştım . Aslında başından beri adı hiç geçmeyen anlatıcı olduğunu düşündüm ilk başlarda çünkü çokta basit ortaya çıkabilecek biri olduğunu düşünmedim. Kitabın sonlarına doğru bir kişi üzerinde idi şüpheler ama sona geldiğimde bambaşka biri çıktı . Agatha beni şaşırtmayı başardı diyebiliriz . Gerçekten beklemediğim biri idi .
Agatha Cristi bu romanı yazdığı sıralarda Birinci Dünya Savaşı yıllarında Torquay Hastanesinde gönüllü olarak çalışıyordu.O sıralarda ilaçlar hakkında bilgi sahibi oldu bu durum romanlarına da tabiki yansıdı. Kitapta köşkün hanımının zehirlendiği anlaşıldığında zehirler hakkında tıbbi bilgiler yer alıyordu buradan çok net anlayabiliriz. Evet söyleyeceklerim bu kadar katili bulmak size kaldı :) Kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim eğer polisiye seviyorsanız veya benim gibi ilk defa okuyacaksanız alın ve başlayın derim :)
İyi Okumalar...
Yorumlar
Yorum Gönder